ÇİMENTO FABRİKASII YER DEĞİŞİKLİĞİ KAMPANYASI

ÇİMENTO FABRİKASII YER DEĞİŞİKLİĞİ KAMPANYASI

ELAZIĞ

ALTINOVA ÇİMENTO FABRİKASI

 

 

DURUM ANALİZ RAPORU

ve

ÖNERİLER 

 

HAZIRLAYAN

Doç. Dr. Bilal ÇOBAN

HAZAR STRATEJİ ARAŞTIRMALAR MERKEZİ

 

 Ağustos 2012 - ELAZIĞ

Çimento Tanımı ve Ana Hammaddeler

Çimento ile harç ve beton gibi çimentolu ürünler insanoğlunun geçmişte en fazla kullandığı ve gelecekte en fazla kullanacağı yapı malzemesi olmakla beraber özellikleri en az bilinen malzemelerdir.

Çimento, kalker, kil, marn ve demir cevheri gibi hammaddelerin belirli oranlarda karıştırılarak sinterleşme sıcaklığına kadar pişirilmesiyle oluşan klinkerin, alçıtaşı veya katkı maddeleri ilavesiyle elde edilen hidrolik bağlayıcılar olarak tanımlanmaktadır.

Çimento üretiminde kullanılan ana hammaddeler jeolojide sedimenter kayaçlar olarak bilinen kireçtaşı, kil ve marndır. Klinker üretiminin ana komponentleri olan CaO için kalker (kireçtaşı); SiO2, Al2O3, ve Fe2O3 için de kil mineralleri temel kaynaklardır. Marn gibi bu dört oksiti bünyesinde bulunduran diğer malzemeler de çimento hammaddesi olarak kullanılmaktadır. Çimento üretiminde kullanılacak hammaddelerin uygunluk dereceleri onların kimyasal bileşimleri ile orantılıdır. Kireçtaşı bileşeni için kireç standardı bir kriter olarak kullanılmaktadır. Bu değer SiO2, Al2O3, Fe2O3 gibi bileşenler hakkında bilgi verir ve aynı zamanda CaO içeriği konusunda da aydınlatıcıdır. Kil minerali olarak kullanılacak kayaçlarda silikat ve alümina oranı dikkate alınarak değerlendirilmektedir.

Ana hammaddeler dışında, klinker üretimi için gerekli katkı maddeleri ise, ham karışımın kimyasal bileşimini düzeltici yönde etkiye sahip; Fe, SiO2 ya da Al2O3 içerikli materyallerdir. Bunlara örnek olarak fırınlanmış pirit, düşük tenörlü demir cevheri, laterit, kuvarslı kum ya da metamorfik kayaçların bozulmasıyla oluşan kuvarslı materyaller ve boksitler verilebilir.

Ülkemizde beyaz çimento üretimi için büyük miktarlarda kaolin kullanılmaktadır. Sert ve alünitli kaolinler de bu amaçlarla kullanılabildiği gibi önemli ölçüde çimento kaolini de ihraç edilmektedir. Ayrıca klinkerin öğütülmesi esnasında alçı taşı, yapay ve doğal puzolanik maddeler, yüksek fırın cürufu, silisli ve kalkerli uçucu küller, silika füme ve son yıllarda belirli oranlarda kalker de değişik tip çimento üretimlerinde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır.

Sektörün Dünya Ekonomisi ve AB Ülkelerindeki Durumu

Dünya çimento üretim artışı geçen yıllarda olduğu gibi 2010 yılında da devam etmiş, üretim bir önceki yıla göre % 9,2 oranında artarak 3,3 milyar tona ulaşmıştır. Avrupa Çimento Birliği üyesi ülkelerin çimento üretimi dünya toplam çimento üretiminin % 8,0‟ini oluşturmaktadır.

Grafik 1: Ülkeler Bazında Üretim Değerleri, 2010

Kaynak: Cembureau, Activity Report 2010

 

Çin, Hindistan, Avrupa Birliği üye ülkeler, ABD ve Türkiye çimento sektöründe dünyada önemli üreticiler arasındadır.

Grafik 2: Avrupa Çimento Birliği Üye Ülkelerinde Çimento Tüketim Değerleri, 2010

 

Kaynak: Cembureau,

Avrupa Çimento Birliği üyesi ülkelere bakıldığında en fazla çimento tüketiminin Türkiye, İtalya, Almanya, İspanya ve Fransa‟da olduğu görülmektedir.

Dünya ticaretine giren çimento miktarı, toplam üretim ve tüketim değerleriyle kıyaslandığında düşük bir değer olmakla beraber toplam üretimin % 7‟sine denk gelmektedir. Bu değerin düşük olmasının sebebi üretilen çimentonun büyük bir kısmının iç pazarda tüketilmesinden kaynaklanmaktadır.

Grafik 3: İhracatçı Ülkeler, 2010

Kaynak: TÜĠK Verileri

2010 yılı verilerine göre; Türkiye, Çin, Tayland ve Japonya dünya ihracatından en fazla pay alan ülkeler arasındadır. Türkiye ihracatta tüm dünyada % 12‟lik payla birinci sırada yer almaktadır. Çin‟in 2008 yılında çimento ihracatı 26 milyon ton iken, 2009 yılında 7,1 milyon tona düşmüş ve kapasite düzeyi 2009 yılı itibariyle 1,3 milyar tona gerilemiştir. Çin pazarındaki bu gelişmeler kapasite fazlasına işaret ederken, kapasite fazlalığı dünya çimento pazarının yaşadığı ortak bir sorundur.

 

 

 

Sektörün Türkiye’deki Genel Durumu

Dünyada önemli bir yere sahip olan Türk çimento sektörü, dünya çapında ilk 10 içerisinde yer almakta olup, 2009 yılında üretim kapasitesi arttırılarak 90 milyon tona ulaşmış, üretim 58,0 milyon tonu bulmuştur. 2010 yılında üretim 62,0 milyon tondur. 2011 yılı ilk dört ayın üretim toplamı ise; 14,5 milyon tondur.

Sektör, AB normlarına uygun olarak üretim yapmaktadır. Türk çimento sektöründe sınai maliyet açısından en önemli sorun, girdi maliyetlerindeki sürekli artış olup, enerji konusunda dünya çimento sektörlerine kıyasla maliyet dezavantajı yaşamaktadır.

Maliyet düşürücü modernizasyon yatırımları ile Avrupa‟nın en büyük üreticisi konumuna gelen sektör, yurt içi tüketim itibariyle, 4. duruma gerilemiş, ihracatta yaşanan artış ile Avrupa’nın en büyük ihracatçısı konumuna gelmiştir.

Grafik 4: Türkiye Çimento Tüketimi, 2010 ve 2011 Yılları

Kaynak: TÜĠK Verileri

2010 yılında çimento tüketimi 62,53 milyon tondur. 2011 yılı ilk dört ay verilerine göre ise toplam tüketim 18,2 milyon tondur.

 

 

Sektördeki Üretim Eğilimleri ve Üretilen Başlıca Ürünler

Türk Çimento sektörü 2009 yılı sonu itibariyle 48 adet entegre tesis, 16 adet öğütme-paketleme tesisi olmak üzere toplam 64 çimento fabrikasıyla 15.000 kişiye istihdam yaratmaktadır. Üretimin büyük kısmı 6 firma tarafından gerçekleştirilmektedir.

 

Grafik 5: Sektörde Firma Dağılımı

Kaynak: TÇMB Verileri, 2009

 

Sektörün Bölgesel Yapısı ve Kümelenmeler

Türk Çimento Sektörü, 2010 yılında çimento üretiminde % 16‟lık büyüme sağlamıştır. Bu dönemde üretilen çimentonun yaklaşık % 24‟ü ihraç edilmiştir. Yine bu dönemde iç satışlarda % 16,7 büyüme görülürken ihracatta % 10‟luk daralma yaşanmıştır. Bölgesel olarak incelendiğinde, üretimde tüm bölgeler 2010 yılını artışla tamamlamışlardır. En fazla üretim artışı % 37,14 ile Akdeniz bölgesinde yaşanırken, Doğu Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde de ortalamadan yüksek artışlar gerçekleşmiştir. iç satışlarda ise Doğu Anadolu bölgesi % 35,14 ile en fazla artışın gerçekleştiği bölge olurken Ege bölgesi ise % 7‟lik artışla artışın en az görüldüğü bölge olmuştur. İhracatta da Akdeniz ve Karadeniz bölgesi dışındaki bölgelerde azalış gerçekleşmiştir. Özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde azalmalar % 40‟lar düzeyine ulaşmıştır.

 

Sektörün Üretim Endeksi Değerlendirmesi

2005 yılı baz alınarak 2011 yılı ilk beş aylık verilere göre üretim endeksi ortalaması 123,34 olarak hesaplanmıştır. 2010 yılı aynı döneminde ise bu değer 123,98‟dir.

Grafik 6: Çimento İmalatı Üretim Endeksi, 2011 (2005=100.0)

Kaynak: TÜĠK Verileri    

Sektörün İstihdam Durumu Değerlendirmesi

Çimento sektörü, teknik ve idari yöneticileri, kalifiye ve düz işçileri ve taşeron elemanları olmak üzere toplam 15.000 bin kişilik bir istihdam olanağı sağlamaktadır. Sektörde yaklaşık 4.600 kalifiye iĢçi ve 6.500 düz işçi ve taşeron çalışmaktadır. Çimento sektörüne hizmette bulunan diğer sektörlerle birlikte bu sayı 25.000 civarına ulaşmakta ve aileleri ile birlikte yaklaşık 100.000 kişiye geçim olanağı sağlamaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

Çimento Sanayii, Çevre ve İnsan Sağlığı

 

Amaç

Çimento endüstrisinin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi.

Ülkemizde sayıları gittikçe artan ve kuruluş yerleriyle (İzmir örneğinde Çimentaş ve Batıçim) çevre ve insan sağlığını tehdit eden çimento fabrikalarının etkileri, konuyla ilgili literatür taranarak ortaya konmaya çalışıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclisi’ne ortak imzalı önergede şu görüşler dile getirildi:

“Hazırlanan 25.000’lik planlarımızda İzmir’imizin vizyonu, ticaret, turizm ve kültür şehri olarak düşünülmektedir. Ayrıca, EXPO 2015 fuarının İzmir’e alınması için büyük çabalar sarf edilmektedir. Yine, bir Avrupa kenti statüsündeki ilimizin doğu yakasındaki çimento fabrikaları ve taş ocaklarının, doğal yaşamı ve insan sağlığını büyük ölçüde tehdit ettiği, komisyon üyeleri olarak gezerek ve bizzat yerinde inceleme yapılarak, kentimizin kirliliğinin baş nedeni olduğu saptanmıştır. Körfezdeki kirliliğe karşı verilen mücadelenin bu alanda da etkin ve acil olarak verilmesi hususu, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin tensiplerine arz ederiz.”

Tarım Komisyonu Başkanı Saim Katırcıoğlu:

“çimento fabrikaları ve taş ocakları konusuna bugüne değin ele alınmamasının bir eksiklik olduğunu belirterek, “Kimse cesaret etmemiş. Ama bu meclisin, bu cesareti gösterecek yüreği var. Bornova’dan geçerken kirlilikten etkilenmemek için yüzümüzü kapatıyoruz. Çimento fabrikaları makul bir sürede şehir dışına çıkarılmalı”

Üretim sürecinde oluşan yüksek sıcaklık, tozluluk, allerjik maddeler ve gürültü nedeniyle çalışanları ürettiği toz, baca emisyonlarındaki atık gazlar ve toksik kimyasallarla da çevreyi ve çevrede yaşayan halkı olumsuz yönde etkilemektedir (Marlowe, Mansfield 2002)

Yer seçimi

Çimento sanayisi genellikle hammadde kaynaklarına ve tren garı, liman vb. ulaşım kolaylığı sağlayan çıkış noktalarına yakın yerlere konuşlandırılmaktadır. Çünkü çimento ağır bir malzemedir, kara yoluyla taşınması pahalıdır.(Marlowe, Mansfield 2002)

Türkiye

1911 yılında İstanbul – Darıca’da kurulan ve toplam 20.000 ton/yıl kapasiteli fabrika ile ülkemizde çimento sanayinin temelleri atılmış, Cumhuriyetin kurulması sonrasında Ankara, Kartal ve Zeytinburnu fabrikaları işletmeye alınmış, 1950’li yıllardan sonra çimento ihtiyacını karşılamak üzere, yeni çimento fabrikaları kurularak bu sanayi dalında büyük bir gelişme yaşanmış,  Günümüze gelindiğinde ülkemizdeki çimento fabrikası sayısı 40’a ulaşmıştır.

1 Ton Çimento

1.5 ton hammadde

0.3 ton hava

6 gigaju yakıt ile elde edilmektedir

ve karşılığında

0.94 ton karbondioksit

açığa çıkmaktadır

(‘Toward a Sustainable Cement Industry’ Battelle)

 

Çimento üretiminde kullanılan hammaddelerin ve yakıtların özellikleri ile üretim tekniğinin seçimi;

➢kirletici emisyonların atmosfere yayılmasında,

➢gerekse enerji ve yakıt kullanımı ve sarfında son derece önemlidir.

Çimento üretimiyle ilişkili temel çevre sorunları

❖ havaya verilen emisyon

❖ enerji tüketimi

➢Atık su deşarjı genellikle sınırlı (EIPPC, 2001)

➢Çimento endüstrisinde hammadde çıkarılması

❖ toprak kullanımını ve

❖ biyoçeşitliliği olumsuz etkilemekte (Battelle, 2002b)

 

 

Dünyadaki insan kaynaklı CO2 emisyonunun % 5’i çimento endüstrisi kaynaklı (Hendriks et al., 1998)

➢ Yanabilir evsel atıkların ve diğer endüstrilerden kaynaklanan atıkların ve hatta tehlikeli atıkların (örneğin atık solventler, kullanım süresi dolmuş araç lastikleri, atık plastikler, artık yağlar, toksik kimyasallar, pestisitler, vb.) çimento fabrikalarında yakıt olarak kullanımı atıkların miktarının azaltılmasına ve endüstriyel atık sorununa bir çözüm olarak görülebilmesine karşın yarattığı çevresel kirlilik bu olanakla karşılaştırılamayacak kadar büyük

 

Dünyada çimento üretiminin artmasına paralel olarak, alternatif yakıtların kullanılması sonucunda;

➢ gittikçe artan düzeylerde kalıcı organik kirleticilerin (KOK)

➢ parçalanmaya dirençli biyoakümülatif (vücutta birikme özelliği olan) toksik kimyasalların ve istenmeyen yan ürünlerinin doğaya salınımı da artmakta, çevre ve insan sağlığı açısından doğrudan ve dolaylı maruziyetler (gıda zincirine girerek) nedeniyle çok büyük zararların oluşumu riski de giderek büyümektedir.

Hava kirliliği

➢ Toz

➢ Gazlar

➢ Toksik kimyasallar

Su kirliliği

➢Toz,

➢ Gazlar

➢ KOK’lar

➢Ağır metaller

Toprak kirliliği

➢Ağır metaller

➢KOK’lar

Asit yağmuru

➢ Azot oksitler

➢ Kükürt oksitler

Dioksinler PCBler çocuklarda Öğrenme güçlüğü IQ düşüklüğü Tiroid hormonu azalması Hiperaktivite yapmaktadır

Ağır metal kirliliği kaynakları

➢ Madencilik ve sanayi üretimleri

➢ Üretim sonrası çevreye atılan atıklar ile

– su

– gıda

– hava kirliliği

Vücuda giriş yolları

Deri

Solunum

Sindirim

Vücutta birikme özelliği; biyoakümülasyon

Çimento Fabrikasının Yaydığı Duman İçinde Neler Var?

Arsenik

Vanadyum

Selenyum

Kadmiyum

Nikel

Krom

Bakır

Cıva

Kurşun

Mangan

Çinko

Arsenik (Uzun erimli etkilenim)

➢ Cilt reaksiyonları, ciltte kalınlaşma ve renk koyulaşması, saç dökülmesi ve tırnaklarda kolay kırılmalar, cilt kanseri

➢ Kemik iliği etkilenimi sonucu kansızlık (anemi)

➢ Kalp ritim bozukluğu

➢ Kılcal damar etkilenimi sonucu dolaşım bozukluğu ve cilt renginde bozulma ve kangrenli dolaşım bozukluğu yaraları,

➢ Cilt hasarı

➢ Kanser

➢ Sarılık ile seyredebilen karaciğer ve böbrek fonksiyon bozukluğu

➢ Gözde konjunktiva ve kornea hastalıkları

➢ Ağır bronşit

➢ Cilt, karaciğer, mesane, böbrek, prostat akciğer ve solunum yolu kanserleri

➢İnsanlar için kanserojen (DSÖ-IARC, EPA)

Kadmiyum (Uzun süreli ve yavaş etkilenim)

➢ Aşırı yorgunluk

➢ Solunum yolu problemleri

➢ Soluma zorluğu

➢ Böbreklerde işlev bozukluğu

➢ Sindirim sisteminde etkilenme

➢ Karaciğer zararları

➢ Böbreklerin Cd’la zarar görmesi sonrasında kemik kırıklarının kolaylaşması

➢ Olası kanserojen (DSÖ-IARC, EPA)

Cıva (Uzun erimli etkilenim)

Sinir sistemi etkilenimi ile beyin ve böbreklerde birikim sonucu ortaya çıkan bulgular:

➢ Davranış değişiklikleri (aşırı hassasiyet, korku ve sinirli davranışlar)

➢ El, kol, bacaklar ve başta titremeler

➢ Hafızada bozulma ve his kaybı

➢ Görme alanı daralması,

➢ İşitme kaybı,

➢ Konuşma bozukluğu

➢ Kaslarda koordinasyon kaybı

➢ Böbreklerdeki birikim sonrası böbreğin kanı filtre etme işlevi azalır ve bunun sonucu olarak da atılamayan cıvadan etkilenim daha da artar

Kurşun (Uzun erimli etkilenim)

➢ Hedefi öncelikle sinir sistemi

➢ Parmaklar, el ve ayak bileklerinde güçsüzlük

➢ Kan yapım sürecinin bozulması sonucu anemi (kansızlık)

➢ Kan basıncında yükselme (hipertansiyon) oluşabilir

➢ Hafıza kaybı ve konsantrasyon problemleri yaşanabilir

➢ Yüksek düzeyde etkilenmede beyin ve böbrekler ve erkeklerde sperm yapımı zarar görebilir

➢ Dişetlerinde çizgilenme (Burton çizgisi) görülebilir

➢ Gebelerde bebeğin beyin gelişimine zarar verebilir

➢ Deri ve mukozalarda solukluk, genel yorgunluk ve bitkinlik, baş ve eklem ğrıları, iştahsızlık, mide-barsak bozuklukları, kabızlık, anemi (kansızlık)

Antimon (Uzun erimli etkilenim)

➢ Göz, boğaz, nefes yollarında tahriş

➢ İdrar yapamama

➢ Kalp atışlarında düzensizlik

➢ Çeşitli deri hastalıkları

➢ Akciğer ve mesane kanserleri

➢ Gebelerde düşük

➢ Anne sütü ile bebeğe geçiş, benzer bulguların bebekte görülmesi

Çinko

➢ Çeşitli deri hastalıkları

➢ Solunum yollarında tahriş ve pnömoni

➢ Nefes almada zorluk

➢ Plörezi, kanlı balgam

➢ Tüm organlarda kanser

Krom (Uzun erimli etkilenim)

➢ Alerjik akciğer hastalıkları ve astım atakları

➢ Akciğerde biriken krom ⇨ Bronş kanseri İnsanlar için kanserojen (DSÖ-IARC, EPA)

Nikel (Uzun erimli etkilenim)

➢ Kilo kaybı

➢ Kalp ve karaciğer hasarı

➢ deride tahriş

Bakır (Uzun erimli etkilenim)

➢ Tekrarlayan mide bulantıları

➢ kusma ve karın ağrıları

➢ Siroz

➢ Akciğer hasarı

Hava kirliliği

➢ Partikül madde

➢ Gazlar

❖ Kükürt dioksit

❖ Azot oksitler

❖ Karbon monoksit

❖ Karbon dioksit

❖ Uçucu organik bileşikler

✓ Dioksin

✓ Furan

✓ Poliklorlubifeniller

✓ Hekzaklorobenzen

✓ Polisiklik aromatik hidrokarbonlar

✓ Benzen

✓ Toluen

✓ Ksilen

✓ Etilbenzen

Partiküler kirlilik

➢ Partiküler kirlilik, mikroskobik düzeyde katı veya sıvı damlacıklardan oluşur ve akciğerlerimizde alveollere kadar ulaşarak ciddi sağlık sorunlarına neden olur

➢ Birçok çalışma partikül kirliliğinin kardiyovasküler sistemde değişik sağlık sorunlarına neden olduğunu göstermiştir.

 

Partiküler madde kirliliği açısından risk gruplarının başında çocuklar ve yaşlılar gelmektedir.

Solunum sistemi

➢ Burun kılları (10µ tanecikler tutulur)

➢ Üst solunum yollarının nemi ve mukus

➢ Solunum yollarındaki siliyer aktivite (10µ - 2µ tanecikler tutulur)

➢ Mukus

Asılı Partiküler Madde (PM)

➢ Akut etkileri

➢ Kardiyovasküler mortalitede

➢ Hastane başvurularında artış

➢ Solunum sistemi hastalıklarında alevlenme

➢ Bronkodilatatör kullanımı ve öksürük prevalansında artış

➢ Solunum fonksiyonlarında azalma

Asılı Partiküler Madde (PM) (Kronik etkileri)

➢ Solunum sistemi hastalıklarında, mortalitesinde

➢ Miyokardial infraktüsünde artış

➢ Solunum fonksiyonlarında azalma

➢ Çok düşük düzeylerde bile sağlık sorunlarına neden olur

➢ Bu nedenle hem  kısa süreli hem de uzun süreli ortalama konsantrasyon için önerilen bir eşik değer yoktur

Toz

Ağır metaller

Toksik kimyasallar

Tarım arazilerini çok olumsuz etkiler…

 

Bitkinin topraktan emdiği su içerisinde çu maddeler bulunur;

Arsenik

Kadmiyum

Kurşun

Cıva

Antimon

Çinko

Vanadyum

Bakır

Selenyum

Nikel

Krom

 

Tozlar,

Toprak ekosisteminin bozulması

Bitki hastalıklarının artması

Tarımsal üretimin yok olmasına neden olur…

Çimento sanayisinden kaynaklanan çevre kirliliği

Tarımsal üretimin azalmasına,

Biyoçeşitliliğin azalmasına,

Bitki hastalıklarında artışa neden olur.

(Prof.Dr.Ali Osman Karababa Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı)

 

 

Çevresel Etkileri

Çimento endüstrisi partüktiler hava kirleticileri arasında başta gelir. Çimento üretimi çevre kirliliği alanında potansiyel bir etkiye sahiptir. Özellikle çevreye yaydığı toz emisyonları bakımından diğer sanayi tesisleri ile kıyaslanmayacak kadar çevreyi olumsuz etkilemektedir. Çimento üretiminde kaçınılmaz bir toz oluşumu söz konusudur. Çimento fabrikalarından çevreye yayılan en önemli kirleticiler çimento imalatı sırasında çimento kliniklerini yakmak için kullanılan döner fırınlarında meydana gelen gazlar (kükürt dioksit (SO2), karbon monoksit (CO), azot oksit (NOx)) ile öğütülmüş ve kısmen kalsine olmuş kireçtaşı ve çimento tozundan oluşmaktadır. Çimento kaynaklı baca tozları, bitki yapraklarının üst yüzeyinde birikerek yaprak renklerinin solmasına, bitkinin ışık alımın/gaz alışverişinin engelleyerek, hastalıklı bir hal almasına neden olmaktadır. Ayrıca fabrikalardan çıkan baca tozları toprağın havalanmasını ve drenajını bozarak, fiziksel ve kimyasal özelliğinde değişimler ile birlikte biyo çeşitliliğin azalmasına neden olmaktadır (Yıldırım ve Kılıç, 2005).

Çimento fabrikalarının çıkardığı zararlı atıklar, mevcut potansiyel yerüstü ve yeraltı su kaynaklarını kirlettiğinden bu kaynakların içme ve tarımsal sulama olarak kullanılmasını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu fabrikaların çevresinde yapılan tarımsal faaliyetlerde, ürün ve verim kayıpları ile beraber tarımsal üretim de azalmaktadır (Taşkaya, 2004).

Çimento üretiminin temel çevresel etkilerini çizelge 1de gösterildiği gibi özetleyebiliriz.

 

Çizelge 1.Çimento üretiminin temel çevresel etkileri ( Karababa, 2006 )

 

Hava emisyonu

SOx, NOXl toz/partiküler kirlilik

Sera Gazları

C02

Yerel Sorunlar

Gürültü/vibrasyon, toz, görsel etkilenim

Atıkların yakıt olarak kullanımı

Dioksitler, diğer klorlu hidrokarbonlar ve ağır metallerin salınımı

Toprak kullanımı ve biyoçeşitlilik

Tarım alanlarının işgali, (hammadde çıkarılmasıyla ilişkili)

 

Çimento döner fırınlarında klinkerin pişirilmesi, yüksek sıcaklıklarda 1350 klarda (1350°C -1450°C) gerçekleştiğinden, kullanılan hammaddeler de yüksek kireç içerdiğinden, pişirme işleminde zararlı maddeleri absorbe eder. Bu nedenle, çimento döner fırınları, çevre açısından sorun oluşturan birçok atığın (ağaç, kâğıt, tekstil, atık yağ, çözücü madde, plastik, lastik ve arıtma çamuru vb.) yakılarak bertaraf edilmesinde kullanılmaktadır. Bu işlem beraberinde yakılan atıkların niteliğine bağlı yeni kirlenmeleri de beraberinde getirmektedir ( Karababa, 2006).

 

İnsan vücudundaki zararları

Üretim sırasında çimento fabrikaları ağır metaller olarak bilinen (Arsenik, Kurşun, Nikel, Çinko, Kurşun vb.) gazları çevreye vermektedirler. Bu maddelerin zararlı özellikleri doğada değişime uğramaz veya bu değişim uzun bir süreçte oluşur. Sonuçta besin zinciri ile taşınarak, canlıların özellikle de yağ dokularında birikip, canlıda kronik ve akut hastalık yapacak düzeye gelir ( Duman, 2006 ).

Bazı metallerin insan sağlığı üzerinde gözlemlenen etkilerini aşağıdaki çizelge 2`de gösterildiği şekilde özetleyebiliriz.

 

Çizelge 2 Bazı Metallerin insan sağlığı üzerine olan etkileri (Lagrega ve ark., 1994; Kent, 1998)

 

Element

Başlangıç Semptomlar

İleri düzeyde Semptomlar

Etkileri

NİKEL

Baş ağrısı

Nefes darlığı

Taşikardi (Kalsiyum difüzyonuna engel olur)

Bayılma

Göğüs ağrısı

Edema (Akciğerlerde ve kan hücrelerinde fazla miktarda sıvı birikmesi sonucu oluşan hastalık)

Zafiyet

Nefes almada güçlük

Gırtlak kanseri, Akciğer kanseri Solunum yollarında negatif etkiler

Kusma

Sürekli Kusma

Solunum yolu hastalıkları

ÇİNKO

Kusma İshal

Göğüs ağrısı Öksürme

Ulser(Deri)

Mukoz zarlarında tahriş

Saç  dökülmesi

Üşüme

Pulmonari edema

Ateş

Solunum yollarında tahribat

KURŞUN

Öğrenmede güçlük ve zekâda gerilik

Beyin ve Böbrekte hasar

Anemi Ölüm

KROM

Alerjik reak.

Böbrekte hasar

Kanser

BAKIR

Karaciğer rahatsızlığı

Siroz

Hamilelikte yüksek oranda düşüğe neden olur. Yüksek miktarda alım siroza neden olur

KADMİYUM

Kusma

Kimyasal Zaturre

Kalsiyum bağlayıcı proteinini küçük bağırsakta engeller

Karın Ağrısı

feratojen

Hücre arası geçen proteinlerin hücre zarından geçişini engeller

Nausea

Pulmonari edema

Sindirim sisteminde birikme ile sorunlara neden olabilir

 

 

 

Kanser

Aktif transport mekanizmasıyla hücrelere taşınabilir

Böbreklerde tahribata neden olabilir

Bağışıklık sisteminde hasara neden olur

Kalp hücrelerini etkiler

Kan hücrelerinde hasara neden olur

Protein sentezini etkiler

 

1.6. Türkiye`de Çevre Kirliliği Zararlarına Değer Biçme Uygulamaları

Ülkemizde kirlenmenin kontrolü için yapılan yasal düzenlemeler, kusursuz sorumluluk esasına dayandırılmıştır. Kirletici kuruluşlarca zarar görenlerin mal varlığının eski haline getirilmesi, sorumluluğun temeli olarak hakkaniyet düşüncesi ile tutarlıdır (Çörtoğlu,1995).

Özellikle 1950`li yıllardan itibaren sanayileşmenin neden olduğu kirlilik zararlarından dolayı çevrede yaşayanlara ve çiftçilere tazminat ödenmesi, sorunu Medeni Kanunun 656. ve 661. maddeleri ile Borçlar Kanununun 58. maddelerinde komşuluk hukuku çerçevesinde yaklaşılarak yapılmıştır. Türkiye`de çevreyi kirletenlere karşı, kirlenmenin durdurulması veya önlenmesi, eski halin iadesi, maddi ve manevi tazminat davaları açılabilmektedir. Bunlardan en önemlisi ve yaygın olanı maddi tazminat istemi`dir. Ayrıca bir kişi, kirlenme nedeniyle duyduğu acı, ıstırap ve ruhsal dengesini kaybetmesi gibi nedenlerle uğradığı haksızlıktan doğan manevi zararların da tazminini isteyebilir (Gürel, 2005).

Türkiye`de çevre koruma amacı ile yapılan çalışmalar yeterli bulunmamaktadır. Çevreyi korumak için yapılan harcamaların milli gelir içindeki payı % 1 `in altında olup, bu oran Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerinde % arasındadır (Gürel, 2005 ).

 

 

ÇİMENTAŞ ŞİRKET’İN ORGANİZASYONU ve FAALİYET KONUSU

Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. (“Çimentaş” veya “Şirket”), ana ortaklık, 7 Ağustos 1950 tarihinde kurulmuştur. Şirket’in fiili faaliyet konusu dökme ve torbalı çimento üretimi, ticareti, satışı ve naklidir.

Şirket’in ana ortağı İtalya’da yerleşik Cementir Holding Grubu’dur.

Çimentaş’ın bağlı ortaklıkları (“bağlı ortaklıklar”) ve başlıca faaliyet konuları aşağıda belirtilmiştir:

• Çimbeton Hazır Beton ve Prefabrik Yapı

• Kars Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş. (“Kars Çimento”) Türkiye Çimento üretimi

• Destek Organizasyon Temizlik, Akaryakıt, Türkiye Hizmet

• Elazığ Altınova Çimento Sanayi ve Tic. A.Ş. Türkiye Çimento ve hazırbeton (“Elazığ Çimento”) üretimi

• İlion Çimento İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. (“İlion Çimento”) Türkiye Uçucu kül üretimi

• Cemit LLC. (“Cemit”) Rusya Federasyonu Çimento üretimi ve ticareti

• Recydia Atık Yönetimi Yenilenebilir Enerji Üretimi ve Lojistik Hizmetleri San. ve Tic. A.Ş. (“Recydia”) Türkiye Atık yönetimi

• Süreko Atık Yönetimi Nakliye Lojistik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Süreko”) Türkiye Atık yönetimi

• Hereko İstanbul 1 Atık Yönetimi Nakliye Lojistik

• Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. (“Hereko”)  Türkiye Atık yönetimi

 

Şirket’in kayıtlı adresi Kemalpaşa Caddesi No:4, 35070 Işıkkent/ İzmir’dir.

Elazığ Altınova Çimento Sanayi Ticaret A.Ş., 2006 yılının Eylül ayında OYAK-GAMA ortak girişiminden devralınan Elazığ Altınova Çimento Sanayii Ticaret A.Ş., bölgenin ekonomik ve sosyal kalkınmasının öncü kuruluşlarındandır.

ÇİMENTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Aza Walter Montevecchi’nin Yönetim Kurulu Raporu

İnşaat ve Çimento Sektörü Yer aldığımız çimento sektörü 100. iş yılını başarılı organizasyonlarla kutlamış, çimento pazarı güçlü yurt içi talebe bağlı olarak hareketli bir yıl yaşamıştır. İnşaat sektöründe TOKİ ve belediyelerin denetiminde yürütülen kentsel dönüşüm projeleri, gayrımenkul yatırım ortaklıkları eliyle yürütülen alış-veriş merkezleri gibi konut dışı ticari yapılar ve devam eden alt yapı yatırımları ile yeni yatırımlar, bölgeler arası farklılıklara rağmen, yurt içi çimento talebinin artmasını sağlamıştır.

Arap Baharı’nın bazı Akdeniz ülkelerinde yarattığı siyasi gerginlik ve Avrupa ülkelerindeki zayıf talepten dolayı yaşanan yoğun rekabet, ihracat faaliyetlerinde farklı eğilimlerin tecrübe edilmesine neden olmuştur.

Çimentaş Grubu, 2011 yılında tarihindeki en yüksek yıllık çimento satış miktarını gerçekleştirmiştir. Şirketimiz, verimliliğini etkin ve sürdürülebilir şekilde geliştirmek amacıyla üretim maliyetlerini düşürme hedefine odaklanmıştır. Bu hedef doğrultusunda mükemmelliğe ulaşmak adına yoğunlaşılan boyut; ortak-işleme’dir (co-processing). Ortak-işleme, atık maddelerin sanayi süreçlerinde alternatif yakıt ve/veya enerji üretimi için ham-madde olarak kullanımını ifade etmektedir. Çimento üretim tesislerimiz, maliyet-etkin bu süreçten azami faydayı elde edebilmek adına atık yönetimi birimlerimizle güçlü bir sinerji yaratmaya yoğunlaşmıştır.

Atık Yönetim Sektörü 2009 yılında Kula-Manisa’da bulunan Süreko A.Ş.’nin %70 hissesini satın alarak girdiğimiz atık yönetimi sektörü içerisindeki endüstriyel atıkların bertarafına yönelik faaliyetlerimizi 2011 yılında da geliştirerek sürdürdük. Buna ek olarak bölgesinde tek olacak olan endüstriyel atık düzenli depolama sahasına yönelik yatırımımız 2012 yılı içerisinde tamamlanarak faaliyette geçecektir.

Endüstriyel atık yatırımlarına ek olarak; Grubumuz, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İstaç A.Ş. ile 2011 yılında kurulan Hereko İstanbul 1 A.Ş. isimli şirketimiz aracılığı ile imzaladığı 25 yıl süreli sözleşme kapsamında, İstanbul ilinde toplanan evsel atıkların %14’ünü temsil eden 700.000 ton/yıl evsel atığın yönetimi işini de üstlenmiştir. Anılan yatırımın ilk fazı tamamlanmak üzere olup, 2012 yılının ilk yarısında faaliyete geçecektir.

2011 yılı faaliyetleri sonucunda ülkenin önde gelen katma değer merkezlerinden biri olan Çimentaş, yıllık gelirini %17 artırmış, 2011 yılında elde ettiği 37.162.000 TL konsolide net kar rakamı ile de önceki yıla oranla %34’lük bir iyileşme kaydetmiştir. Grubumuz, sosyal sorumluluk yaklaşımı çerçevesinde Çimentaş Eğitim ve Sağlık Vakfı’na olan katkılarını 2011 yılında da sürdürmüştür. Tüm çalışanların özverili çalışmaları ile Çimentaş topluluğumuz 2011 yılını da başarılı, karlı ve verimli bir şekilde sona erdirmiştir.

ÜRETİM VE SATIŞLARA İLİŞKİN BİLGİLER

Türkiye’nin 2011 yılındaki klinker üretiminin 53,5 milyon ton, çimento üretiminin ise 62,5 milyon ton seviyelerinde gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Bu, önceki yıla göre klinker üretiminde %2 seviyesinde artış anlamını taşımaktadır.

Çimento üretiminde ise önceki yıla oranla kısmi bir artıştan söz edilebilir. İç pazardaki talep ve hareketlilik karşısında dış pazarlarda yaşanan daralma ve küçülmenin de etkisiyle klinker ve çimento ihracatı önceki yıllara oranla gerilemiştir.

Bölgeler arası farklılıklara rağmen iç satışlar tüm bölgelerde artış kaydetmiştir.

Grubun üretim ve satış yaptığı ana bölgeler çerçevesinde bir değerlendirme yapıldığında, 2011 yılında özellikle Marmara ve Ege bölgelerinde gerçekleşen iç-satış miktarındaki artışın, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine oranla daha fazla olduğu gözlenmektedir.

İç satışlarda oluşan artışa karşılık dış-satışlarda yaşanan düşüş sonucunda, grup olarak 2011 yılında bir önceki yıla oranla %1 civarında daha fazla çimento satışı gerçekleştirilmiştir.

İŞLETMENİN PERFORMANSINI GÜÇLENDİRMEK İÇİN UYGULADIĞI YATIRIM VE TEMETTÜ POLİTİKALARI

İşletmenin performansını güçlendirmenin temel noktası öz kaynak ağırlıklı bir finansman politikasından geçmektedir.

Ana ortağımız Cementir Holding S.A bu politikadan hareket edilmesine onay vermekte ve öz kaynakların maliyet düşürücü yatırımlara yönlendirilmesine olumlu bakmaktadır. Bu bakış açısı kar marjının sürekliliğinin sağlanmasında etkin olmaktadır. Ortaklarına nakit yada bedelsiz hisse senedi vermek suretiyle piyasa koşullarının üzerinde temettü veren şirketimiz; hisse değerinin artışı ile ortaklarına daha yüksek bir getiri performansı yaratmaktadır.

İŞLETMENİN FİNANSMAN KAYNAKLARI VE RİSK YÖNETİM POLİTİKALARI

İşletmenin yatırım ve işletme ihtiyaçlarının finansmanı ağırlıklı olarak öz kaynak olmak üzere orta ve uzun vadeli Türk Lirası ve döviz kredileriyle karşılanmaktadır.

Şirketin karşı karşıya kalabileceği riskler ana ortağın politikalarına uygun olarak bu konudaki ihtisas gruplarınca denetim altında tutulmaktadır.

SEKTÖRÜN VE İŞLETMENİN PERFORMANSINI ETKİLEYEN ANA ETMENLER

Sektörde yer alan tüm işletmelerin ve bölgesel bazda şirketimizin maliyetlerinin %50’den fazlasını yakıt ve elektrik olmak üzere; enerji oluşturmaktadır. Kömür ve petrokok fiyatlarındaki artışın yanında yeni yürürlüğe giren elektrik tarifeleri ile %20’yi aşan elektrik fiyat artışlarının sektörün kapasite kullanımını ve rekabet gücünü olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Hızla artan nüfusumuzun önümüzdeki dönemde özellikle elektrik talebini artıracağını göz önüne alacak olursak mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını sağlamanın da gerekliliği ortaya çıkacaktır. Bu arada sektörde alternatif yakıt kullanımının artırılmasını sağlamak için atık-yönetimine yönelik teşviklerin mutlaka iyileştirilmesi ve daha cazip hale getirilmesi gerekmektedir. Sektörde yer alan işletmelerin en çok zorlandıkları konulardan birisi de liman olanaklarının yetersizliğidir. Bu konuda atılacak adımlar önümüzdeki dönemlerde Türk çimento şirketlerinin ihracat miktarını artırmasında önemli bir işlevi yerine getirecektir. Önümüzdeki dönemde; özellikle kamu altyapı yatırımlarının özel sektörün yatırımlarına da hız getirmesi beklenmektedir.

Kentsel dönüşüm projeleri, depreme dayanıksız binaların yenilenmesi için önemli bir adım olarak görünmektedir.

Bu çerçevede Türkiye’de yenilenmesi gereken 8 milyon konut bulunması , 2B yasasının çıkması ile yeni arsa sahiplerinin yatırım yapabileceği ve mütekabiliyet konusunda yapılacak düzenlemeyle yabancı yatırımcılar Türkiye’ye daha çok yatırım yapar hale geleceklerdir.

Ülkemiz çimento sektörü üretim kapasitesinin 62 milyon tonun üzerinde olduğunu ve bu yılki üretim miktarının 53,5 milyon ton olduğunu dikkate aldığımızda KKO’nun %85 seviyesinde kaldığını görülecektir. Enerji fiyatlarında üretici firmalara sağlanacak teşvikler kapasite kullanım oranının artırılması suretiyle sektörün çimento üretimini ve ihracat gelirlerinin yükselmesi sonucunu yaratacaktır.

Elazığ Altınova Çimento Fabrikası

Elazığ Altınova Çimento Fabrikası 12 Nisan 1954 yılında Türkiye Çimento Sanayi T.A.Ş. Türkiye Emlak Kredi Bankası, Krupp firması ve özel kişilerin ortaklığı ile Elazığ ili ve çevresinin çimento ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş, 21.12.1959 tarihinde yaş sistem olarak 85.000 ton/yıl kapasite ile devreye alınmıştır. Fabrikanın faaliyet konusu klinker, çimento, hazır beton üretimi ve satışı yapmaktır.

Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde tek fabrika olması sebebiyle artan çimento taleplerini karşılayamaz hale gelince 1965 yılında 85.000 ton/yıl kapasiteli yaş sistemle çalışan ikinci bir üretim hattı devreye alınmıştır. 1966 yılında ise yaş sistemle çalışan mevcut iki adet fırın yarı yaş- yarı kuru sisteme çevrilerek fabrika kapasitesi 170.000 ton/yıl`dan 300.000 ton/yıl`a çıkarılmıştır.

Elazığ Altınova Çimento fabrikası 12.06.1996 tarihine kadar Türkiye Çimento ve Toprak Sanayi A.Ş. (ÇİTOSAN) ine bağlı bir Kamu İktisadi Kuruluş olarak çalışmış ve bu tarihte Özelleştirme İdaresinden OYAK-GAMA ortaklığı tarafından satın alınmıştır. Elazığ Altınova Çimento Fabrikasının OYAK-GAMA ortaklığı tarafından satın alınması ile birlikte fabrikada çevreye ve kapasite artırımına yönelik yatırımlar başlamıştır.

1997 yılında kurulan çimento değirmeni ve 1999 yılında devreye alınan V-seperatör ve roller pres yatırımı ile fabrikanın 450.000 ton olan çimento öğütme kapasitesi 953.000 tona yükseltilmiştir. Ön kalsiyonlu kuru sistemle çalışan fabrikanın yıllık kapasitesi 350.000 ton portland çimentosudur. Hali hazırda 2 ham madde kırıcısı, 2 farin değirmeni 2 döner fırın, 3 çimento değirmeni ve 3 paketleme tesisine sahiptir. Kapasiteleri yıllık 350 ve 340 bin ton/yıl, çimento değirmenlerinin öğütme kapasitesi 950 bin ton/yıldır. Konkasör ünitesi kapasitesi 450 ton/saat ve paketleme ünitesinin yükleme kapasitesi 380 ton/saat `dir. Fabrikada toplam 241 kişi istihdam edilmektedir.

Fabrikanın pazar alanı, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Malatya, Diyarbakır, Şanlıurfa, Muş, Tatvan, Van, Ağrı, Erzincan, Elbistan ile Karadeniz bölgesidir. Özellikle Erzincan, Muş, Tatvan, Van`a daha ucuz nakliye maliyeti için Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) ile çimento taşıması yaptırılmaktadır (Anonim, 2009b).

Çimento Üretiminin Çevresel Etkileri

Elazığ Altınova Çimento Fabrikasının üretimde bulunduğu yer il merkezinde olup, tarla bahçe ve bağlık alanların yan yana olması nedeniyle, fabrika bacalarından çıkan tozlar çevrede yaşayan insanların sağlığı yanında, tarımsal faaliyetleri de tehdit etmektedir. Fabrikanın çevreye vermiş olduğu katı, sıvı, gaz ve gürültü kirlilikleri gün geçtikçe artış eğilimi göstermekte ve çevrede yaşayan halkı da olumsuz yönde etkilemektedir.

Elazığ ‘da sanayi ve çevre kirliği

Elazığ ve çevresinde önemli maden yatakları ve bunları işleyen çeşitli endüstriyel kuruluşlar bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Maden-Ergani Bakır Madenleri, Guleman- Şark Kromları ve Keban Simli- Kurşun yataklarıdır. Maden ilçesindeki kalkopirit (Bakır) sahasında bir özel şirket tarafından bakır cevheri üretimi sürdürülmektedir. Tarihi ve turistik bir belde olan ilde mermercilik alanında, dünya çapında ünlü "vişne" mermeri bulunmaktadır. Halen 45 adet ruhsatlı mermer ve maden sahası bulunmaktadır. 15 mermer tesisi ihracat yapmaktadır. Ancak bu tesisler mevcut rezervi işleyip, ülke ekonomisine kazandıracak entegre bir yapıya sahip değillerdir.

Kirlilik oluşturabilecek en önemli kaynaklar çimento, bakır, bikromat ve ferrokrom fabrikalarıdır. Elazığ Çimento Fabrikası toz kirliliğine neden olurken, diğerleri daha çok ağır metal kirlenmesine yol açmaktadır (Anonim, 2009c).

ELAZIĞ ÇİMENTO HAMMADDE OCAKLARI

KARABABA KALKER OCAĞI: Milli Emlak Müdürlüğünden taş ocağı olarak işletilerek edilmiş, ancak herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır.

KİL OCAĞI: Hilalkent yanı İşletme ruhsatlı kil ocağı olarak işletilerek edilmiş, ancak herhangi bir iyileştirme yapılmamıştır.

POMZA OCAĞI: Bu ocak daha önce Milli Emlak  tarafından Köy tüzel kişiliğine verilmiş, ÇED alınırken Çevre İl Müdürlüğü Milli Emlak Müdürlüğünden görüş sorulmadan ruhsat verilmiştir. Köylünün olan alana karşılığında köye herhangi bir kira ödenmemektedir. Ocak içinde şahıs arazileri de mevcuttur ve şahıs arazilerine de zarar verilmektedir.

MARN OCAĞI: Güneyçayır Köyü Akdere başı mevkiindedir. Taşınan malzeme 2 -3 köy ve Elazığ  içinden geçtiği için en az 7-8 mahallenin yol ve çevresine zarar vermektedir.

KALKER OCAĞI: Harput Göllübağı mevkiindedir.  5 hektar alan 2 yıl önce bitmiş olup saha dışında malzeme yasak olmasına rağmen, alım devam etmektedir. Bu ocakta yapılan patlatma ve çalışmalar nedeni ile Harput’un tarihi dokusuna özellikle Ölbe vadisi ve Deve Mağarasına büyük zararlar verilmektedir.

 

SONUÇLAR ve ÖNERİLER

İnsanlık, yakın tarihe kadar hava, toprak, su ve güneş gibi doğal kaynakları sınırsız, serbest mal olarak kullanacağını ve bu kaynakların kendi kendini yenileyeceğini düşünerek sorumsuz bir şekilde doğayı sömürmüştür.

Ekonomik faaliyetleri içinde çevreden büyük bir hızla kaynak kullanan insan, yine aynı hızla çevreye atık bırakmaktadır. Böylece çevreye verilen zarar doğal kaynakların kendi kendini yenilemesi hızından fazla olduğundan, çevre kirliği meydana gelmektedir. Ekonomik faaliyeti için kazanç sağlamak uğruna doğadan kullandığı kaynakların yerine, başka bir kaynak koyamayan insanoğlu böylece ekonomik dengeyi bozmaktadır. Bu durum devam ettikçe de çevre kendini yenileme yeteneğini kaybetme riski ile karşı karşıya kalacaktır.

Sanayide yaşanan hızlı gelişme beraberinde, birçok çevre sorununa da neden olmuştur. Bunlar, yeraltı ve yerüstü su kirliliği, toprak kirliliği, hava kirliliği, gürültü ve görsel kirlik en başta gelenlerdir.

İnşaat sektörünün ihtiyaçlarının karşılanması ve aynı zamanda ihracat yolu ile ülkeye döviz kazandırmak açısından çimento fabrikaları önemli ve faydalı ekonomik faaliyetlerdir. Ancak enerji ve emisyonu yoğun olan bu sektörün halka ve çevreye olan zararlı etkilerinin minimum olduğu bölgelerde kurulması gereklidir. Ancak çimento sanayisi genellikle hammadde kaynaklarına ve tren garı, liman vb. ulaşım kolaylığı sağlayan çıkış noktalarına yakın yerlerde konuşlandırılmadadır. Çünkü çimento ağır bir malzemedir ve kara yoluyla taşınması pahalı olmaktadır.

Elazığ şehir merkezinde bağlık bahçelik ve kent halkının yaşamını devam ettirdiği bir alanda ve tren garına yakın mesafede kurulmuş olan çimento fabrikası ilde sanayileşmeyi ve sosyo-ekonomik gelişmeyi sağlarken, bu gelişme ile birlikte toprak, hava, su ve gürültü kirliliği gibi çevre sorunlarının ortaya çıkmasına da neden olmuştur.

Bu çalışma ile şehir merkezinde faaliyette bulunan ve çevrede yaşayanlara olumsuz etki yapan çimento fabrikasının bulunduğu yerden başka bir yere taşınması konusunda nelerin yapılabileceği ile ilgili stratejiler geliştirilmeye çalışılmıştır.

Çevre ile sanayileşmenin uyum içinde geliştirilmesini sağlayacak sürdürülebilir sanayileşme politikaların oluşturulması için rehberlik edecek politika yapıcılarının çalışmalarına yön vererek, yeni politikalar uygulamalarına, farklı stratejiler geliştirmelerine, hem hanelerin sağlıklı bir çevreye kavuşmalarına, hem de çevre kirliliği, görüntü kirliliği ve en önemlisi yukarıda zararları anlatılan atıkların doğaya bırakılması önlenerek en değerli varlık olan İnsan Sağlığına verilen zararlar önlenerek kentin güzelleşmesini sağlamaya öncülük edecektir.

 

ü  Fabrika OYAK’a ait iken makine ve ekipmanın il dışına taşınması gündeme getirilmiş ve bu hususta Fizibilite çalışmalarının yapıldığı eski çalışanlardan öğrenilmiştir. Ancak 7-8 yıl geçmesine rağmen şu an böyle bir çalışmanın olmadığı görülmektedir.

ü  Şu an Elazığ Çimento’da çalışan Personel sayısının eskiye göre büyük miktarda azaltıldığı, tüm işlerin Merkezden yönetildiği bilinmektedir.

ü  Elazığ Çimento, gerekli olan alımların büyük bir kısmını da İzmir başta olmak üzere il dışından tedarik etmektedir. Dolayısıyla İl ekonomisine katkısı da büyük ölçüde azaltılmıştır.

ü  Tüm Dünyanın çevre ve insan sağlığına büyük önem verdiği bir dönemde Elazığ Çimentonun çevreye ve İnsan’a verdiği rahatsızlık ekonomik katkılarının kat kat üstünde büyük önem taşımaktadır.

ü  Kurulduğu tarihte yakın çevresinde yerleşim olmadığı için insanlar fazla rahatsız olmadığı müşahede edilmiştir. Sonraki yıllarda fabrikanın bitişiğine kadar evler, binalar, işyerleri yapılmış, şu an için fabrika tamamen şehir merkezinde kalmış durumdadır.

ü  Hammadde önceki yıllarda şehir dışından taşınırken, günümüzde tarihi ve doğal güzelliklerimize zarar verecek yerlerden alınmakta (Harput Bölgesinden Hammadde alınmaktadır.) ve her gün yüzlerce kamyon şehrin ortasından hammadde taşımaktadırlar  (Günlük tahmini 120 gidiş 120 geliş olmak üzere devasal büyüklükteki Kamyonlar Şehrin ortasında günlük 250 sefer yapmaktadırlar).

ü  Eski dönem Belediye Başkanları ve Milletvekilleri, tüm bu olumsuzlukları düşünerek Fabrika alanına İmar, İnşaat ve İskan izinleri vermemiş ve İl İmar Planında fabrika alanını Sosyal Konut ve Yeşil alan olarak göstermişlerdir.

ü  Yıllarca Yeşil Alan olarak gösterilen ve Sosyal Konut alanı olarak gösterilen bu fabrikanın yerleşim alanı, geçen dönemde fabrikadan alınan yaklaşık 1 Milyon TL ile karşılığında İmar planına dahil edildiği herkes tarafından bilinmektedir.

ü  Elazığ Çimento Fabrikası 1955 Yılından beri yatırımlar yapmakta ve hiçbir yatırımına ruhsat almaya bile lüzum görmeden yıllardır İnsan Sağlığını tehdit eden yatırımlarını yapmaya devam etmektedir.

ü  Hammadde taşınan yollar tamamen bozulmakta, her yıl yenileme yapıldığı halde yüz binlerce ton malzeme taşındığı için yollar tekrar bozulmakta ve konunun çözümüne ilişkin kalıcı çözüm üretilememektedir.

ü  Yüksek sesle itiraz edildiğinde, köye yardım, camiye yardım, yolların yapımı, spora yardım gibi ikna yöntemleri kullanılmaktadır.

ü  Son yıllarda sürekli çeşitli konularda ruhsatlar verilmesine rağmen, Fabrikanın halen eksik olan ruhsatları bulunmaktadır. Bunların, İnşaat, İskan, İmar, ÇED, GSM hammadde ocakları izinlerinden hangileri olduğu bilinmemektedir.

ü  Önce yapılaşma, sonra bir türlü ruhsatlama işleminin, fabrika tarafından alışkanlık haline getirildiği değerlendirilmektedir.

ü  Gelişmiş ülkelerde şehrin ortasında bulunan çimento fabrikaları kapatılırken, İlimizde ruhsatsız ve izinsiz çalışan bir fabrikayı çeşitli yöntemler kullanılarak basit gelirler karşılığında meşrulaştırılması, şehrin dokusunda ve insan sağlığı üzerinde kalıcı zararların oluşmasına neden olduğu bilinmektedir.

ü  Hatta Gelişmiş ülkelerde çevreye ve İnsan Sağlığına verdiği zararlar nedeniyle, başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok Ülkede Çimento Fabrikaları kapatılmaktadır. Yukarıdaki verilerden de görüleceği üzere, Tüm Avrupa Birliği ülkelerinde üretilen çimento 190 Milyon Ton seviyesinde iken sadece Türkiye’de üretilen çimento miktarı 62 Milyon Ton seviyesindedir (2010 verileri). Son zamanlarda Avrupa’da kapatılan fabrikaların makine ve ekipmanlarının ülkemize getirilerek çimento fabrikaları kurulduğu bilinmektedir.

ü  Şehirde kullanılan yakıt ve egzoz gazlarının ile, Elazığ Çimentonun bu gazlardan çok daha fazla dışarıya bıraktığı zehirli gazlar ve atıklar birleşince, Elazığ’ın çevre kirliliği önlenemez duruma gelmiştir.

 

 

 

KAYNAKLAR

1. Türkiye İstatistik Kurumu verileri

2. Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği verileri

3. TÇMB Çimento ve Beton Dünyası Dergisi

4. Yapı Sektörü Raporu, 2009

5. İnşaat Malzemeleri İhracatı Geliştirme Etüt Merkezi Sektör Raporu

6. Türkiye Hazır Beton Birliği Raporu, 2011-103

7. Avrupa Çimento Birliği (CEMBUREAU) Activity Report 2010

8. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri Çimento Sektör Raporu 2008

9. Turkish Yatırım Sektör Raporu 2009

10. European Ready- Mixed Concrete Statistics

11. Müberra GÜR, (2009) Elazığ Çimento Fabrikasının Çevrede Meydana Getirdiği Dışsallıkların Analizi, Harran Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Ekonomisi ABD, Şanlıurfa

12. ÇİMENTO SEKTÖRÜ RAPORU SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Sektörel Raporlar ve Analizler Serisi 2011/2

13. ÇİMENTAŞ Faaliyet Raporu 2011

14. Akın L., ġardan H.S., 2011, Çimento Sektöründe İş Sağlığı ve Güvenliği, Çimento Endüstrisi İşverenler Sendikası, İstanbul, 23s.

15. Bilir N., Yıldız A.N.,2004, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği, Hacettepe Üniversitesi Yayınları, s 205-229.

16. http://halksağlığı.med.ege.edu.tr/seminerler/200607/CimentoSanayii_   Cevre_InsanSagligi _AOK.pdf, Ocak 2011.